İnanılması güç olsa da, "Brain Port" olarak adlandırılan bu zamazingo dilin üzerine yerleştirildiğinde beyine görüntü ve ses yolluyor.

Bu aletin hikayesi bundan 30 yıl önce Dr. Paul Bach-y-Rita'ın Wisconsin üniversitesindeki çalışmalarına dayanıyor. Doktor, kameradaki görüntüleri elektrodlar sayesinde insanların ensesinden beyne göndermeyi denerken dilimizin en uygun giriş noktası olduğunu keşfedince gerisi çorap söküğü gibi geliyor. Ordu işe el koyuyor ve askerlere gece kör karanlıkta 360 derecelik görüş açısı, köpek gibi koku alma yeteneği ve yılan kadar hassas ısı algılama yetisi kazandırıyor.
Görme engelli insanlar üzerinde yapılan deneylerde, karşılarındaki insanın varlığını algılayabildikleri, kendilerine fırlatılan bir topu tutabildikleri kanıtlanıyor.
Brain Port teknolojisiyle ilgili resmi siteye buradan ulaşabilir ya da hikayeyi CNN'de okuyabilirsiniz.
« önceki yazı cd fırlatma zamazingosu |
sonraki yazı » Cam Radyatörler... |
Bu acayip bir şey, tüylerim diken diken oldu. Işınlanmayı beceremeyeceğiz belki ama ışınlanmış kadar olacağız yakında. Teknoloji gerçekten başımı döndürüyor.
aslında direk beyne bilginin iletildiği falan yok.
Bu alet sadece üzerindeki 144 vericiden minik bir elektrik veriyor.
Belirli bir öğrenme sürecinden sonra ise farklı elektriklerin ne anlama geldiğini beyin çözüyor ve anlamlı hale getiriyor.
Yani bu aleti dilinize değdirince gözünüzün önünde dvd oynayacak diye birşey yok. Dilinizde elektrik hissedeceksiniz acı şeklinde. Dilin seçilmiş olmasının nedeni ise oldukça duyarlı bir organ olması. Dudaklara da takılabilirdi, önemli olan birim alana düşen duyaç oranı.
Misal körler için sonar gibi çalışan bir alet vardı. Kulaklık olarak takılıyor. Önündeki cisimleri sağdan sola tarayıp renklerine, uzaklıklarına göre sesler veriyor. 1 haftalık bir öğrenme sürecinden sonra karşınızda ne olduğunu duvara ne kadar yakın olduğunuzu falan anlamaya başlıyorsunuz. Tamemen beynin algılama yorumlaması ile ilgili.
misal gözlerimizden beynimize giden görme bilgisi şöyledir: yaklaşık 30cm^2 lik bir net görüntü alanı, gerisi renkleri soluk ve bulanık, ayrıca oldukça geniş bir kör nokta. Beyin 2 gözden gelen bilgileri alır yorumlar, çok geniş net bir bölge görüyormuşuz izlenimi verir. Aslında bu yorumlama o kadar güçlüdür ki, şartlanmış bir insanı istediğiniz şeyi gördüğüne inandırabilirsiniz. Misal amerikaya cristof kolomb yaklaşırken, yerliler gemileri kesinlikle farkedememişler. Zira beyinleri o kadar uzakta yüzen bir cisim olabileceğine kesinlikle inanmıyormuş. Şefleri günler boyu ufku inceledikten sonra gemileri algılamış, ve söylediğinde diğer yerliler de görmeye başlamışlar.
Sonuç olarak burada takdir edilmesi gereken dile elektrik vermeyi akıl eden bilim adamları değil, bu bilgiyi 1 hafta gibi bir sürede anlamlı hale getirebilmeyi öğrenen beyindir.
ya sendorm.... güzel açıklama valla.....
ama kardeşim yıktın tembel hayallerimi be kardeşim !
;)
pavlov'un havhavları gibi olucaz kısaca. manken gördüğümüzde nasıl ki beynimiz onu doğrudan şıllık gibi algılıyor şıllık olup olmadığını bilmeden, onun gibi sanırım.
pillinetwork sitelerine yorum ekleyebilmek ve daha fazlası için, üye olun ya da giriş yapın.
Bu site hep beraber içerik üretip, gelirini paylaştığımız pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar