Herkese Denizaltı!!!

Zenginliğin sınırı yok. Dünyada alınabileceklerin de. Her ne kadar “para ile saadet olmaz” tadında bir ülkede yaşasak da ülkemizin başındakilerin hiç öyle halleri yok. Ha ne diyorduk? Zenginliğin sınırı yok. Motorunuz olabilir, arabanız, yatınız, eviniz, villanız hatta uçağınız (belki de uçan deniz aracınız) olabilir. Ama kaçınızın bir denizaltısı var?
İŞTE BU BİR DEVRİM!

Kablo sorunu sanırım her bilgisayar kullanıcısın ortak problemlerinden biri. Hele ki profesyonel bir kullanıcıysanız tarayıcı-yazıcı, tablet, ups filan derken masanızın altının örümcek ağına dönmesi içten bile değil. Şahsen benim masamın altı değil örümcek ağı balık ağı gibi oldu. Hatta bir iki kez evimde beslediğim kedimin bu kablolara dolanmışlığı bile var!
Neyse ki günümüzde geliştiriciler bu konuya eğilmiş durumda. Çok değil daha birkaç gün önce yayınladığım şu haberde artık kablosuz görüntü cihazlarının piyasaya çıkışını müjdelemiştim. Ne var ki öteside varmış...

Bazılarının hastalık derecesinde takıntılı olduğu şeyler vardır. Kimisi motosiklet bağımlısıdır, kimisi spor araba, kimi tekne meraklısıdır, kimisi dalma. Ben de bu saydıklarımdan ikisi eskiden ciddi derecede takıntıydı. Motor dünyasından yavaş yavaş uzaklaşmamla (yazılarımı takip edenler bilirler) geriye dalma merakım kaldı.(bkz yazı sonu notu)

Derinlerde var olan bir dünyanın içerisine (resmen) dalmak gibisi yok. O sessiz ama karmaşık dünyanın içerisinde bulunmak gerçekten huzur verici. Orada yaşadıklarım ve başımdan geçen maceralar ise birçok kez anlattığım halde inandıramadığım durumlara dönüştü. Bu yüzden hep bir kanıtım olsun istemiştim…

Artık derinlerde yaşadıklarımı ispatlayabilecek bir ürün var. “Discover the SeaWorld” (deniz dünyasını keşfet) sloganıyla satılan Diving DVR with Wireless Ring Control derinlerde yaşadığınız tüm maceraları, güzellikleri ve hatta gözden kaçırdıklarınızı kaydedebilen bir ürün. Ayrıca piyasada bulunan diğer muadili ürünlerden birkaç ince noktayla kendini ayırmakta.

Hayatta her beğendiğimiz şeyin çok da hayatımıza yararlı icatlar olması gerekmiyor değil mi? Bu gibi durumlarda kendinize bahaneler yaratarak o "şeye" ne kadar ihtiyacınız olduğunu kendinize ve varsa size "alma" diye baskı yaratan hayatınızdakilere savunma duruma düşersiniz.
Benim sıkça yaşamış olduğum bu olaya sanırım bu zamazingoyla bir yenisi daha eklenecek. Görünüş bakımından gayet şık duran bu teknolojik oyuncak dünyanın güneş alan ve karanlık bölgelerini size gösteriyor. Hem de patentli teknolojisi sayesinde dönerek gece gündüzü gösterip, mıknatıslı yapısıyla havada asılı kalarak. Evet çok küçük bir kesim dışında kimsenin işine yaramayacak ama ışıkların sönmesiyle görsel bir güzellik yaratacağı aşikar...


Nal şeklindeki mıknatıstan esinlenerek yapılmış olan bu mıknatıs lamba Seokmoon Woo tarafından tasarlanmış. Mıknatıs ve lamba bölümü olarak iki kısımdan oluşan manyetik lamba demir vb. metal yüzeylere yapıştırıldığında otomatik olarak yanıyor. Kapatmak istediğiniz de ise onu metalden ayırmanız yeterli. Şu an konsept aşamasında olan bu tasarım oldukça farklı ve ilgi çekici fakat tasarımın verimli çalışması için ne tarz bir lambanın burada kullanılacağını merak etmekteyim.







bir araba satın alırken "hangi renk olsun acaba?" diye düşünmek son bulabilir. bilim adamlarının geliştirdiği paramanyetik boyama esasına dayalı yeni sistem ile artık tek bir dokunuşla bir arabanın rengini değiştirmek mümkün hale geliyor.

bu sistemin özellikle otomobiller için uygun olmasının bir sebebi var. gereksinim duyulan daimi manyetik güç kontağın çalıştırılmasıyla birlikte alınabilir. bu şekilde kontak kapatıldığında otomobil asıl rengi olan beyaza dönüyor.
Bu site pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar.