
Sanal hayatın gündelik hayatın yerine geçmesiyle değişen alışveriş kültüründe “değişmez” dediğim alışveriş sektörü giyim sektörüydü. Bu konuda birkaç deneyim yaşamış ve bedenleri benim bedenime birebir olan birkaç ürünü sanal alışverişle internetten sipariş etmiştim. Ürün geldiğinde ise üstümde hiç de benimmiş gibi durmamıştı. İşte bu birkaç acı deneyim sanal alışverişle kıyafet almamın hayalinin “henüz” erken olduğunu gösteriyordu…

Tabii bu haberi görmek kafamdaki “acaba?” rüzgârlarının yeniden başlamasına sebep oldu. Bir Estonya firması tarafından 30.000 insan vücudunun taranmasıyla yaratılan ve Fits.me ismiyle anılan bu ürün bir nevi robot manken. Tek yaptığı ise sizin vücudunuzu taklit etmek ama bu taklidi 2000 farklı vücut şekline girerek yapabiliyor.

Günümüzde en az gelişmekte olan sektörlerin başında bence tekstil sektörü geliyor. Her bir teknolojinin başka teknolojiyle birleştiği çağımızda nedense teknoloji giyim sektörüne o kadar hızlı adapte olmuyor, olamıyor. Hatırlarsanız bu adresteki yazımda yakın gelecekte modanın teknolojiye ayak uyduracağına dair birkaç öngörüm olmuştu.
Ve sanırım bu öngörüm gittikçe daha bir gerçeğe yaklaşıyor. Çünkü College London dan Dr Manel Torres ve Professor Paul Luckham isimli iki araştırmacı bir yerden bir yere giderken bavullar dolusu (Ah şu kızlar) kıyafet taşıma derdine bir son vermişler. Spray-on Clothing adıya anılan buluşla artık bir yerden bir yere giderken giysi yerine yanınıza birkaç tane sprey kutu almanız yeterli olacak. Body paint (vücut boyama) gibi bir yöntemle kullanılan Spray-on Clothing kesinlikle bir vücut boyama ürünü değil. Çünkü boya değil…

Herhalde insanlığın en çok kullandığı ama teknolojik olarak en az gelişen sektörü giyim sektörüdür. Bilinen ilk insanlardan beri bir şeyleri giyiniyoruz. Hatta bunu saplantı yapıp moda haline getiriyoruz ama genellemek gerekirse birkaç parça bezi evirip çevirip değişik şekillerde yıllar sonra tekrar moda yapıyoruz..


Teknoloji öyle bir şey ki bazen çok gereksiz şekillerde bile karşımıza çıkabiliyor.
Zamazingomuz mantığı bir çift t-shirtten oluşuyor bunlardan biri yakınında aynı t-shirtten giymiş başka birisi varsa radar gibi size yönünü söylüyor. Gerisi? Tanımadığınız biriyle "aaa senmişsin"le başlayan bir diyalog ya da sapıkça bir takip. Ülkemizde bayanların pek giymemesi gereken bir şey bile diyebilirim.
Satış sloganları ise "aşkını bulmak" üzerine kurulu bu t-shirtlerin bayan ve erkek olanını çift giyerek birbirlerini bulabiliyorlar. Eski Türk filmlerindeki sevgili kaç~kovalasının yeni çağa adaptasyonu gibi. Ama kim 5 metrede sevgilisini kaybedebilir onu da oturup düşünmek lazım!





Kemeriniz tişörtünüzle uyumlu olsa nasıl olurdu? Bu tişört ve kemerleri farklı kılan, kullanılan ortak tasarımlar. Tişörtlere uygulanan baskılar, küçük değişikliklerle kemerlerin üzerine işlenmiş ve ilginç de olmuş.
Bu site pillinetwork'ün bir parçasıdır. detaylar.